Ev gotar niha tenê bi Tirkî heye.
Bağları ve Bahçeleriyle Meşhur Bir Köy: Dî Şakoke
Bir zamanlar Antep, Maraş ve Adıyaman'ın domates, salatalık ve biber ihtiyacının önemli bir kısmı Dî Şakoke köyündeki bahçelerden karşılanıyordu. Bu bahçe kültürüne ne oldu? Bağları, bahçeleri ve ormanı ile özgün bir köy olan Dî Şakoke'yi, 10 ayrı diploması olan İsmail Figen ile konuştuk. İsmail Figen kendi köyü Dî Şakoke'yi çok güzel bilgilerle anlattı. Çalışkan ve renkli bir sima olan Figen ile iş hayatı üzerine de sohbet ettik.
14ê îlona 2026an11 dk

{"type":"doc","content":[{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"İsmail Figen... Figen ile 2010 yılında söyleşi yaptım, bu yazıyı hazırladım ve 2010 yılı Mayıs ayında Pazarcık gazetesinde yayınladım. "}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Firaz Baran"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Pazarcık’ın güzel bir köyünü ve güzel bir insanını birlikte tanıyalım. Dî şakoke (Armutlu) ve İsmail Figen’i... Nedenine gelince?"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Öncelikli nedeni, her insanımızı tanıtırken köyünü de birlikte tanıtarak arşivimizi güçlendirmek. İkinci nedeni ise, Dî şakoke; bağları, bahçeleri, armudu ve yayla yoluyla ilginç ve her Pazarcıklının tanıması ve dersler çıkarması gereken bir köy."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Bu köyden olan İsmail Figen de en çok diploma alan ve yaptığı yardımlarla çok insanın duasını alan Pazarcıklılardan biri."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"1960-1980 arası doğan Pazarcıklılar olarak her işi yaparız ama genelde diplomamız olmaz. Figen ise hangi işe girmişse diplomasını da almış. Derken zamanla 10 ayrı iş kuracak diplomaya sahip olmuş. Gaz, tehlikeli madde taşıma, fırın tekniği diplomaları bunlardan sadece bazıları..."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"BAHÇELERİYLE ANTEP'İ BESLEYEN KÖY"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen ile Dî şakoke’yi konuşuyoruz. Köydeki tarım ürünlerini sorduğumda 1980'den bu yana köyünden ayrı yaşayan Figen, çocukluk günlerine gidiyor. Gözleri açılarak ve heyecanla anlatıyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"“Bugün barajın olduğu alanın %60’ı bizim köye aitti. Orada bahçecilik yapılırdı. Domates, salatalık, biber gibi ürünler ekilirdi. Bahçecilik için çok su gereklidir. Su da hemen yanımızda vardı. Oşî Şile (OŞÎ ŞILLE-Şilo’nun Değirmeni)’yi de dönderen Aksu suyu bizim köyün yanında geçiyordu.”"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Figen’in bundan sonra aktardığı bilgiler çok önemli. Şöyle diyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"“Barajdan önce bahçecilik çok önemliydi. Kamyon kamyon domates ve salatalık gönderilirdi. Antep’in domatesi, salatası bizim köyden giderdi. Bizim köyün salçası da çok meşhurdu. Binlerce insan o bahçelerde üreterek, çalışarak ekmeğini kazanırdı."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Verimi de yüksekti. İki günde bir topluyorduk. Çevre köylere sepet sepet hediye verirdik. Domatesleri çok büyük olur ve insanın avucuna sığmazdı. Zorla ikiye ayırırdın. Kokusu da çok güzeldi. İnanmazsın, 100 metre öteden kokusunu alırdın.”"}]},{"type":"image","attrs":{"src":"https://pub-5dbeb11e76d1432da257f0a38a434685.r2.dev/uploads/1789423376915-c7942550-b49e-4743-b34a-de45b5822e10.webp","alt":null,"title":null,"width":null,"height":null}},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Köye adını veren şakok (armut) ağacı..."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Bütün bu canlı ekonomik faaliyet ve onun etrafında oluşan sosyo-kültürel doku 1968’de sona eriyor. "},{"type":"text","text":"Çünkü, bahçeciliğin yapıldığı alanın üzerine devlet o yıl Kartalkaya Barajı’nı inşaa ediyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İnsanların arazilerinin bedeli ödeniyor ancak o bedel de iki-üç yıl içinde tüketilip bitiriliyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Oysa baraj başka yere yapılsa ve bahçecilik olduğu yerde sürdürülseydi binlerce insan için iş imkanı da sürmüş olacaktı. "},{"type":"text","text":"Bu da üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Neden baraj başka yere yapılmadı? Ya da baraj suyundan yararlanıp neden başka alanlarda bahçecilik kültürü geliştirilmedi?"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Barajla Pazarcık ve Narlı ovasının çoğu sulanıyor ama Antep kadar büyük bir şehri besleyecek potansiyeli olan bir bahçecilik kültürü de yok edildi."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Türkiye’de zaten yapılan yatırımlar genelde böyle bilinçsizce yapılmakta. Kaş yaparken göz çıkarılmakta. Bugün barajın suyuyla Antep’in içme suyu da karşılanıyor. İsmail Figen, bu nedenle şöyle diyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"“Bizim köyün ürünü hep Antep’e gitti. Önce bahçecilik gidiyordu, şimdi de suyumuz. Kısmet Antep’eymiş.”"}]},{"type":"image","attrs":{"src":"https://pub-5dbeb11e76d1432da257f0a38a434685.r2.dev/uploads/1789423455629-4f7be640-9c68-4288-b5d6-a03f56a4920b.webp","alt":null,"title":null,"width":null,"height":null}},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Dî Şakoke (Armutlu)'den bir görüntü..."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"DÎ ŞAKOKE'NİN AVCILARI"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Dî Şakoke’nin bir özelliği de sık ormanlık bir alana sahip olması. Ancak arazi açmak için bilinçsizce yapılan ağaç kesimi ormanı neredeyse bitirme noktasına getirdi."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"1960’lara kadar da köyün çevresinde sayısız değişik türden hayvan yaşardı. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Sürü sürü domuzlar, geyikler, tilkiler, morsuklar, ayılar, kurtlar, çakallar..."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen, "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"“Köyün çevresinde orman, su, dere, tepe, arazi var. Hayvanların yaşaması için doğal şartlar mükemmeldi. Ancak orman bilinçsizce kırıldı. Şimdi de yağmur yağmıyor. İnsanlar sitem ediyor” "},{"type":"text","text":"diyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Köyde hayvancılık etrafında oluşan bir avcılık kültürü de son yıllara kadar devam ediyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Olî Hame, Hasî Keça, Olî Mirte, Hasanî Oze, Hamî Molê Îwî Hame, Îwî Molê Olî Hame, Batkî Mole Mistî Têrî "},{"type":"text","text":"ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Salmanî Çokmêx"},{"type":"text","text":"’in hikayeleri ve av tutkuları dillere destan düzeydedir. Ancak bu öyküler unutulmakla yüzyüzedir. Çünkü, onları tanıyanlar gittikçe yaşlanmaktadır ve onlar yazıya geçirilmemektedir."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Ayrıca bu avcıların çoğu da bugün hayatta değildir. Onları yazıya geçirmek; gelecek nesillere bırakmak ve kurtarmak anlamına gelecektir. Bu nedenle bu ünlü avcılarımızın çocuklarının, babalarının veya dedelerinin hikayelerini kameraya kaydetmeleri ve yazıya geçirmeleri çok önemli bir hazine anlamına gelecektir."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Köyün çevresinde yaşayan hayvanlara gelince..."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Orman ne kadar bilinçsizce kırılsa da halen mevcut. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Kara çam, meşe, dorê bayre, MOYIZ, ÇORIK "},{"type":"text","text":"gibi çok sayıda ağaç türü halen vardır. Ve bugün "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"tavşan, tilki, kirpi, domuz, kurtlar "},{"type":"text","text":"da yaşamaktadır. Ancak sayıları azalmıştır ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"ayı "},{"type":"text","text":"da görülmemektedir. Bu nedenle köyde yok olan bir kültür de avcılıktır."}]},{"type":"image","attrs":{"src":"https://pub-5dbeb11e76d1432da257f0a38a434685.r2.dev/uploads/1789423495716-ba253a1a-ba58-4d1e-93b1-f970a9adb5f5.webp","alt":null,"title":null,"width":null,"height":null}},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"DÎ ŞAKOKE'NİN BAĞLARI"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Dî Şakoke, üzerine ağıtlar yakılması ve gözyaşlarıyla sulanan şarkıların dile getirilmesi gereken bir köy... Çünkü, bahçecilikten sonra köyün en önemli gelir kaynaklarından ve özelliklerinden biri olan "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"bağcılık kültürü de 1984’te yok oldu."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"32 çeşit üzüm yetişen Urmiye’den sonra Ortadoğu’nun en güzel üzümlerinin yetiştiği bu bağlar aniden hastalandı ve hepsi öldü. Sadece Dî Şakoke’nin mi? Hayır. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Dî Ciwe, Taterle, Walpirçkon "},{"type":"text","text":"ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Dî Biye"},{"type":"text","text":"’nin bağları da... Bu da üzerinde düşünülmesi, yeniden araştırılması gereken bir durum. Neden? Nasıl oldu? Neden engel olunamadı?"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Ancak hemen yazalım... Dî Şakoke’den "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Bayram İtmeç "},{"type":"text","text":"ile görüştük ve bağların 1990 sonrası tekrar ekildiğini ve yeniden yetiştiklerini öğrendik. Bayram amca eskisi gibi hemen her evin yine bağları olduğunu ve ailelerin dirliğinin çıkmasında önemli bir yer tuttuğunu söylüyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Ancak Bayram amca, bağların neden kuruduğunu araştırmadıklarını ve bilmediklerini söylüyor. Bu da bir eleştiri konusu. Koca koca köylerin geçimini sağladıkları bir yer kuruyacak ve buna karşı bir araştırma yapılmayacak. Bu umursamazlık biz Pazarcıklılara çok şey kaybettirdi. Halen de ettiriyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"BAĞ ÜRÜNLERİ VE BAĞCILIK KÜLTÜRÜ"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Dî Şakoke’de yaklaşık "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"10 çeşit üzüm "},{"type":"text","text":"yetişiyor. Bu üzüm çeşitleri şunlar: "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Peygamber üzümü, kawarcix, tûsbax, dökülgen (dokulgan), azavî, Antep karası, turî serê raş, çekirdeksiz, hunusî (marabaş)."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Üzümün ekonomik yönünü ve üzümden yapılan yiyecek ve içecekleri İsmail Figen’e soruyoruz. Figen, bağ kültürünün köyün mayası olduğunu dile getiriyor. Nice sevdalar, nice hikayeler oluşmuş bağların arasında... Nice aşıklar gizli gizli buluşmuş, nice devrimciler toplantılar yapmış."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"MÛJ"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Figen, \"Ekonomik açıdan da bağlar köyün vazgeçilmezi. Örneğin, herkes mûj (kuru üzüm) yapar ve çuvallarla satar. Örneğin halam bir ton mûj satardı\" diyor ve devamla ekliyor: "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Mûj, peygamber üzümüyle yapılırdı. Türkiye’de Besni üzümü çok meşhurdur. Peygamber üzümünün şitillerini bizden götürüp ektiler. Bugün en sevilen üzüm o. Bu nedenle de köy olarak gurur duyarız.\""}]},{"type":"image","attrs":{"src":"https://pub-5dbeb11e76d1432da257f0a38a434685.r2.dev/uploads/1789423912919-53af0726-c83a-4397-901d-eefcfcbc6158.webp","alt":null,"title":null,"width":null,"height":null}},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Dî Şakoke (Armutlu) Pazarcık ilçe merkezine komşudur. Aralarında Kartalkaya Barajı vardır. Fotoğraf İsmail Figen'in Facebook sayfasından alınmıştır."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"PEKMEZ"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Söz bağlardan açılınca Figen, heyecanla pekmezin nasıl yapıldığını anlatıyor: \"Kawarcix üzümü cıncık gülleler gibi parlardı. Ekim ayında o üzümle pekmez yapılırdı. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Mosara"},{"type":"text","text":"lara (Pekmezin kaynatıldığı havuz) yaş üzüm boşaltılırdı."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Oxê Nîşa "},{"type":"text","text":"vardı. Pekmez için özel bir topraktır. İlaç gibidir. O da üzümün üstüne dökülürdü. 3-4 kişi çizme giyer ve gece gündüz o üzümü tepelerdi. Yanına da 400-500 litrelik büyük kazanlar indirilirdi. Üzümün suyu onlara akardı. Sonra kazanların altına ateş verilirdi. Lakır lakır 4-5 saat kaynardı."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Özel uzun kepçelerle altı yanmasın diye karıştırılırdı. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"O sırada oluşan pekmezin köpüğünü yerdik. O köpük çok doğaldı ve hiçbir çikolata onun tadını vermez."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Pekmez olduktan sonra sonra soğutulurdu ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"maşk "},{"type":"text","text":"(keçi postu)’a konur, ağzı kapanırdı. Eve indirirdin. İstediğin zaman çıkarılır ve yenirdi. Değerli bir gıdadır. İnsanı sıcak ve güçlü tutardı. Bağa, bahçeye, davara giden pekmezle giderdi.\""}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"KIRMA: "},{"type":"text","text":"Pekmezle de çeşitli yiyecekler yapılıyor. Örneğin, kırma ikinci kalite pekmez kaynatılarak yapılıyor. Kaynatıldıktan sonra katılaşan pekmez dilim dilim kesiliyor. Böylece değişik bir tatlı türü oluşuyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"HAWIRIŞK: "},{"type":"text","text":"Dî Şakoke’de pekmezle yapılan bir yiyecek de hawirişk’tır. Yufka ekmek, pekmez ve tereyağla yapılan bu yemek de lezizdir."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"PASTIK: "},{"type":"text","text":"Pekmezle yapılan bir tatlı türü de pastıktır. Kaynayan şerbet bezlere dökülür ve ince ince serilir. Üzerine susam atanlar da vardır. Güneşte kurutulur ve hazır hale gelir."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"RAWANDA: "},{"type":"text","text":"Üzümle yapılan bir içecektir. Şarap gibi bir tadı vardır. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Telama "},{"type":"text","text":"denilen üzüm salkımlarındaki lekeli ve çürümüş tanelerle yapılır. 200-300 kilo telama toplanır ve suyuyla rawanda yapılır."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"SUCUK: "},{"type":"text","text":"Cevizi dörde bölüp ipe takıyorsun. Ardından onu şerbete batırıp kurutuyorsun. Buna sucuk deniliyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"MAMÎ KULE VE AZİZLİK"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Dî Şakoke’nin bir özelliği de yayla yolunun köyün yanından geçmesidir. Geçmişte onbinlerce insan Engizek yaylalarına giderdi ve yayla yolu Rekê Goçe denilen yerdi."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Atmi köyleri ve Narlı ovasındaki Sînamilî köyleri sürüleri, develeri, atları, katırları ve eşekleriyle bu yoldan giderlerdi. Bu, yazları köye ayrı bir hareketlilik getirirdi."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Dî Şakoke’de Alevilik kültürü açısından iki yer ve bir kişi önemlidir. Bunlardan biri köyün üst tarafında olan "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Ziyaretê Karte"},{"type":"text","text":"; diğeri Dî Ciwe ile Dî Şakoke’nin arasındaki "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Ziyaretê Sirik (Tûke) "},{"type":"text","text":"ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Mamî Kule"},{"type":"text","text":"’dir."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Ziyaretlerde insanlar kurbanlarını kesip cemlerini düzenliyorlardı. Mamî Kule ise Dî Şakokeli bir derviştir. 1990’larda Hakka yürüyor. Mamî Kule’nin özelliği tahminlerde bulunması ve bunların çoğunun gerçekleşmiş olmasıdır."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Bugün Vatikan, bir kişiyi aziz ilan ederken en az üç mücize yapmış olmasını dikkate alıyor. 2. Jan Paul bile henüz aziz ilan edilmedi. Vatikan bizim Pazarcık’a gelse sanırım bizim inanca geçerler. Çünkü, söyledikleri gerçekleşen onlarca azizle tanışmış olacaklardır. Ama biz bırakalım dervişlerimizin veya ermişlerimizin konuşmalarını dikkate almayı, gülüp geçtiğimiz bile olmuştur."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"DOĞUŞ KAYNAK ATÖLYESİ VE KAZANDIRDIKLARI"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Pazarcık şehir merkezinde Kürdlerin ilk kaynak atölyesini Hasan Figen açtı. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Bu atölyede yetişen yaklaşık 20 usta bugün değişik şehirlerde ve ülkelerde kendi işlerini yürütüyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Pazarcık yöresinde "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"evlere, traktörlere, kamyonlara, taksilere ve belediyeye yıllarca hizmet veren bu atölyenin kuruluş hikayesini İsmail Figen şöyle anlatıyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Ağabeyim Hasan, küçükken köyde durmak istemiyormuş. Pazarcık’a kaçmış, babam bulup getirmiş. Maraş’a kaçmış, babam getirmiş. En son Ankara’ya gidiyor. O zaman babam bulamıyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"14 yaşındaymış. Orada Elbistanlı olan müteahhit Ali Doğan’ın şantiyesinde çalışıyor. Kaynakçılığı öğreniyor. Çalışması yıllar sürdü. 1973’te evlenince gurbete gitmedi. Ne yapabilirim diye düşünürken 1974’te Pazarcık’ta bir kaynak atölyesi açtı. Adı Doğuş Atölyesi’ydi.\""}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Figenler altı erkek, bir kız yedi kardeşler. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Hasan Figen, bütün kardeşlerine kaynakçılığı öğretiyor. "},{"type":"text","text":"Onun yanısıra da her zaman 15 ile 20 arasında çocuğu da yanına alarak yetiştiriyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen, "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Ağabeyim duygusaldı. Diğer ustalar gibi çocuklara küfretmezdi. Onları lokantaya götürürdü. Lokantaya gitmek bir çocuk için o dönem müthiş bir olaydı. Onlara bahşişini de verirdi. Özetle yanında çalışanlara her zaman saygılı oldu. Onlar da ağabeyime karşı saygılı oldular. Şimdi hepsi büyüdü. Kendi işyerlerini açtılar\" "},{"type":"text","text":"diyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Daha sonra Pazarcık ve köylerindeki araçların yedek parça ihtiyacını karşılamak için de Hasan Figen, Pazarcık’ta ikinci bir yer açıyor. Buraya da "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Figen Ticaret "},{"type":"text","text":"adını veriyor. Böylece insanlar Antep veya Maraş’a gitmeden kendi ihtiyaçlarını karşılıyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Şimdi 10 bini aşkın nüfusu olan "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Narlı kasabasının ilk kaynak yerini de Hasan Figen açıyor. Yıl 1978. "},{"type":"text","text":"Kardeşi İsmail Figen de artık usta olarak yetişmiştir. Hasan Figen, Narlı’ya kendisi yüksek gerilim hattı çekiyor. Çünkü, kaynak makinaları ancak o hatla çalışıyor. İşyerini de İsmail Figen’e devrediyor ve \"Sen oraya bak\" diyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen, hem kaynak işi yapıyor, hem de yedek parça satıyor. Ama iki yıl sonra o işyeri batıyor. Figen, nedenini şöyle anlatıyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Biz Sînamilî kültürüyle yetişmişiz. Bir kişi kapımıza geldiği zaman ona hizmet ederiz. Bir şey istediği zaman yok demeyiz. Bizim köylülerde iki yıl üstüste borç aldı ve çoğu getirmedi. Bir baktık 80 bin TL içerdeyiz. O nedenle orayı kapattık. Kalktım Almanya’ya geldim.\""}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"İSMAİL FİGEN ALMANYA'DA"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen, 1980 başında Almanya’nın Köln kentine geliyor. Burada hemen kendine bir iş arıyor ve bir çelik inşaatında kaynakçı olarak işe başlıyor. Burada "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"kaynak mesleği üzerine okula da gidiyor ve kısa sürede üç diploma alıyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"1984’te de ağır vasıta ehliyet yapıyor. "},{"type":"text","text":"Ancak tır şoförlüğünü bir hafta sonra bırakıyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Gurbet içinde gurbet olmasın\" "},{"type":"text","text":"diyor ve yine kaynak işine dönüyor. 1990’a kadar bu işi yapıyor. O yıl Köln’de bir pizza yeri açıyor ve iki yıl çalıştırıyor. İnsanın zamanını çok aldığı için bu işi bırakıyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Yıl 1992’dir. O dönem Pazarcıklı işverenlerin sayısının da arttığı yıllar... "},{"type":"text","text":"İsmail Figen, "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"1993’te tüpgazı işine giriyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Pazarcıklı işverenlerimiz çok. Gastronomide temizlik ve tazeliğe önem verdikleri için başarılı oldular. Tüpgazı işini bizim Pazarcıklılara yönelik yapabilirim\" "},{"type":"text","text":"diyor ve bir kamyon ile 50 tüp alıyor. Tek tek dolaşıp bu tüpleri satıyor. Derken zamanla üç arabaya çıkarıyor. O arada kardeşi Mehmet’i de yanına alıyor. İşleri birlikte yapıyorlar. Şimdi bu işyerini Mehmet Figen sürdürüyor ve günde 150 tüp dağıtıyorlar."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen, 1998’de de sanayi mutfak ekipmanları işine giriyor. \"Çünkü, bu işi seviyorum\" diyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Döner makinasından dolaplara, tezgahtan havalandırmaya kadar bir işyerini ilgilendiren her malzemeyi hem satıyor, hem takıyor, hem tamir ediyor. "},{"type":"text","text":"Figen, \"Yedek parça, ikinci el ürünlerle de hizmet veriyoruz\" diyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Bu arada Figen, diplama almaya devam ediyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"Gaz diplaması, yıkama makinalarının diploması, pizza fırınlarının tekniği diploması ve tehlikeli madde taşıma diploması ve elektrikçilik diploması alıyor. "},{"type":"text","text":"Bütün bu özellikleriyle, Pazarcıklılar Figen için şu tanımı yapıyorlar: "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Sadece çalışmayı değil, okumayı da seviyor. Kuralları tam olarak yerine getirmeyi adet edinmiş.\""}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"EVİ İLTİCA HEIM'I OLUYOR"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"İsmail Figen’in bir özelliği de 1984 sonrası artan ilticalara yönelik yaptığı çalışmalar. Yüzlerce Pazarcıklıya avukat tutma, ifade hazırlama, ilticaya başvurma, kampa yerleştirme, iş bulma, tercümanlık yapma gibi konularda yardım ediyor."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Biz de köyden geldiğimiz için seyirci kalamazdım. Evimde iki ay kalan arkadaşlar da olmuştur\" "},{"type":"text","text":"diyor Figen. Bugün geriye baktığı zaman Figen şöyle diyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Hepimiz gurbete geldik. İnsanlar böyle zamanlarda birbirine destek vermezse ne zaman verecek? Çok zamanım gitmedi mi? Gitti. Bugün geriye dönüp baktığımda ‘iyi ki yapmışım’ diyorum. Ve "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"},{"type":"italic"}],"text":"bununla övünmüyorum. Çünkü, biz bir yörenin insanlarıyız. "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Bu benim elimden geliyordu ve yaptım. O nedenle mutluyum.\""}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"bold"}],"text":"PAZARCIKLILAR GASTRONOMİDE ÖNDELER"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","text":"Bugün Pazarcıklıların tahminlere göre %70’inin iş sahibi olduğunu ve bunun büyük bir bölümünün gastronomi sektöründe olduğunu dile getiren Figen, nedenini şöyle açıklıyor:"}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"\"Pazarcıklılar bu konuda yetenekli. Çünkü, önce de söylediğim gibi "},{"type":"text","marks":[{"type":"bold"},{"type":"italic"}],"text":"temizlik ve tazelik bu işte önemlidir. Bizim Pazarcıklılar da bu konuda titizdir. Bu nedenle insanlar onları tercih ediyor. "},{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Ayrıca imbiss bugün kolaylaştı. Çünkü ayran, döner eti, salata, baharat hazır geliyor. Artık bıçakla değil elektrikli bıçakla kesiyorsun."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Ancak bu işin sıkıntısı çok zaman alması. İnsanlarımız çocukların sevgi ve ilgisinden mahrum kalıyor. Çocuklar da anne ve babanın sevgi ve ilgisinden... Sosyal ilişkiler de azalıyor. Gastronominin böyle olumsuz bir yönü de var."}]},{"type":"paragraph","content":[{"type":"text","marks":[{"type":"italic"}],"text":"Ama gurbettir. Çalışmak zorundasın. İnsanlarımız yine de kendi işyerlerinin başında. Kendi ailesine ve çevrelerine de çok yardımları oluyor. Onbinlerce insan bu işyerlerinde çalışıyor. Bu da en az yüzbin insanın geçimi demektir. O nedenle de bütün arkadaşlara saygı ve sevgilerimi sunuyor, başarılar diliyorum.\""}]}]}

